Bağlam temelli soru nedir? MEB kılavuzuna göre adım adım yazım rehberi

7 dk okumaŞükrü U.

Bağlam temelli soru, bir senaryoyla süslenmiş soru değildir: öğrencinin verilen metni, tabloyu ya da görseli kullanmadan çözemediği sorudur. MEB'in kılavuzu bunu sorunun biçiminde değil, bağlam ile soru arasındaki ilişkide arar. Yani bir soruyu bağlam temelli yapan şey başındaki hikâye değil, o hikâyenin çözüm yolunda zorunlu bir durak olmasıdır.

Bu yazı, MEB'in Mart 2026 künyeli Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu'nun soru yazarına söylediklerini kılavuzdan birebir alıntılarla derliyor; sonunda da bu kuralları bir yazılıma uygularken kendi ölçtüğümüz tuzakları paylaşıyoruz.

Kılavuz nedir, ne zaman bağlayıcı oldu?

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu 123 sayfalık resmî bir yayındır (ISBN 978-975-11-9562-3, editör Prof. Dr. Nuri Doğan). Mart 2026 künyesiyle hazırlanmış, 1 Nisan 2026'da kamuoyuna duyurulmuştur.

Önemli olan tarafı şudur: kılavuz bir öneri derlemesi değildir. Millî Eğitim Bakanı imzasıyla kurumlara gönderilmiş ve merkezî sınav, ortak sınav, okul geneli yazılı, ders kitabı ve yardımcı materyal hazırlanmasında temel başvuru kaynağı olarak esas alınması zorunlu kılınmıştır. Yani okulda yazdığınız yazılı sorusu ile merkezî sınav sorusu artık aynı ölçütlere tabidir.

Kılavuz boşlukta yazılmadı. Yayımlanmadan önce 12 ilde, 14.556 öğrenciyi kapsayan bir pilot uygulama yapıldı: 4.361 altıncı sınıf ve 10.195 onuncu sınıf öğrencisi, 24-28 Kasım 2025 ve 1-5 Aralık 2025 tarihlerinde, 13 branşta 37 test. Bulgular ayrıca 233 sayfalık Becerilerin Ölçülmesine İlişkin Araştırma Raporu'nda (Nisan 2026) toplandı.

Kaynaklar: Soru Yazım Kılavuzu (PDF, meb.gov.tr) · Becerilerin Ölçülmesi Raporu (PDF, tymm.meb.gov.tr) · MEB duyurusu

Bir soruyu "bağlam temelli" yapan tam olarak nedir?

Kılavuzun bu konudaki cümlesi çok nettir ve yaygın bir yanlış anlamayı doğrudan hedef alır:

"Sonuç olarak bağlam temelli olma özelliği, sorunun formatında değil bağlam ile soru arasındaki işlevsel ilişkide ve öğrencinin bilgiyi kullanma biçiminde ortaya çıkar." (s. 15)

Buradan çıkan sonuç şu: uzun bir paragraf yazmak soruyu bağlam temelli yapmaz. Kılavuz bunu ayrıca vurguluyor:

"Bağlam yalnızca bir dekor işlevi görmemelidir." (s. 16)

Dekor bağlam, öğrencinin okuma yükünü artırır ama ölçtüğünüz beceriyi değiştirmez. Üstelik zararı nötr değildir: okuması yavaş bir öğrenci, konuyu bildiği hâlde süre yüzünden kaybeder. Yani işlevsiz bağlam, ölçmek istediğiniz şeyin yerine okuma hızını ölçmeye başlar.

İşlevsellik testi: soru yazarken sorulacak tek soru

Kılavuz, yazdığınız soruyu ayıklamanız için tek cümlelik bir test veriyor. Pratikte bu, kılavuzun en çok işe yarayan parçasıdır:

"Öğrenci bu metni veya görseli incelemeden, sadece ön bilgisiyle veya seçeneklerden giderek soruyu cevaplayabilir mi?" Eğer cevap "evet" ise bağlam işlevsizdir ve duruma göre bağlam ve/veya soru yeniden kurgulanmalıdır." (s. 16)

Bunu somutlaştıralım. Aşağıdaki iki soru aynı konuyu yokluyor:

İşlevsiz bağlam (dekor):

Bir öğrenci mutfakta annesine yardım ederken suyun kaynadığını görür ve buharlaşmayı merak eder. Buna göre, saf suyun deniz seviyesinde kaynama noktası kaç °C'dir?

Bağlamı silin, soru aynen çözülür. Mutfak sahnesi hiçbir iş yapmıyor; yalnızca üç satır okutuyor.

İşlevsel bağlam:

Bir öğrenci, aynı ısıtıcıda üç farklı sıvıyı ısıtıp sıcaklık-zaman verilerini kaydediyor. Üç sıvının da sıcaklığı belirli bir değerde sabitleniyor; sabitlenme değerleri sırasıyla 78 °C, 100 °C ve 118 °C. Öğrenci, kaynama sırasında verilen ısının sıcaklığı neden artırmadığını açıklamak istiyor. Bu açıklama için verilerden çıkarılabilecek yorum hangisidir?

Burada tabloyu okumadan cevaplayamazsınız; sabitlenme olgusu çözüm yolunun içinde. Fark, uzunluk değil, bağımlılık.

Çeldiriciler nereden gelmeli?

Kılavuzun çeldirici tanımı, çoktan seçmeli soru yazımında en sık atlanan noktadır:

"Çeldiriciler, rastgele yanlış ifadelerden değil öğrencilerin konuyu eksik öğrenmesi veya yanlış yapılandırması nedeniyle düşebileceği kavram yanılgılarından ya da hatalı akıl yürütmelerden seçilmelidir." (s. 17)

Yani her yanlış şıkkın bir sahibi olmalı: o şıkkı işaretleyen öğrencinin kafasındaki belirli hata. "Bariz yanlış" bir şık yazdığınızda madde beş şıklı görünür ama fiilen dört şıklıdır — şans başarısı yükselir, ayırt ediciliği düşer.

Kılavuz iki yapısal yasağı da açıkça koyuyor:

"Ayrıca "Hepsi", "Hiçbiri" gibi öğrencinin muhakeme yapmadan eleyebileceği veya seçebileceği seçenek türleri, bağlam temelli ölçmede geçerliği düşürdüğü için kullanılmamalıdır." (s. 17)

"Seçeneklerin uzunluk, dil yapısı ve karmaşıklık bakımından benzer olması gerekir." (s. 17)

Kılavuzun diğer somut kuralları

Kılavuzda soru kökü ve seçenek yazımına dair, doğrudan uygulanabilir başka kurallar da var:

Kural Nerede
Çift olumsuzluk kullanılmaz; olumsuz ifade koyu veya altı çizili verilir s. 22
"Bir önceki soruda bulduğunuz sonuca göre…" gibi zincirleme kurgu kullanılmaz s. 22
Metindeki cümle seçenekte aynen kullanılmaz; anlamca özdeş ifade tercih edilir s. 23
Görsel, metni tekrar etmek yerine yeni veri sunmalıdır s. 23
Bağlam belirli bir sosyoekonomik çevrenin bileceği alanlardan seçilmez (golf, borsa gibi) s. 16

Ayrıca kılavuzda 5 adımlık bir soru yazım akış şeması (s. 20), bir kontrol listesi (s. 18-19) ve bir soru yazım formu (s. 24) bulunuyor. Soru yazım formu özellikle değerli: maddenin hangi öğrenme çıktısını nasıl ölçtüğünü yazmaya zorluyor. Gerekçesini yazamadığınız soru, çoğu zaman ölçmediğiniz sorudur.

Bu kuralları bir yazılıma uygularken ölçtüklerimiz

MaarifModel'i geliştirirken MEB'in 233 sayfalık araştırma raporunu kural kural çıkarıp kendi üretim ve denetim katmanımızla karşılaştırdık; ilk turda 41 açık bulduk. Aşağıdakiler o süreçte ölçtüğümüz, elle soru yazarken de karşınıza çıkacak tuzaklar. Bunlar bizim gözlemlerimizdir, kılavuzun ifadeleri değildir.

Doğru şık kendini ele veriyor. En inatçı kusur bu çıktı. Üç bağımsız incelemenin üçünde de doğru şık, çeldiricilerden belirgin biçimde uzundu ya da içinde "resmî kaynaktan", "güncel", "doğrulanabilir" gibi güven veren nitelemeler taşıyordu. Öğrenci konuyu hiç bilmeden "en özenli duran şıkkı" seçerek doğruyu bulabiliyor. Çözüm, doğru şıkkı kısaltmak değil; çeldiricileri aynı ciddiyette yazmak — yanlışlıkları özensiz görünmelerinden değil, içeriklerinden gelmeli.

Görsel, cevabı söyleyebiliyor. Bir fizik sorusunun şemasında "ivme sabit, kütleden bağımsız" yazan bir sonuç kutusu bulduk. Soru metni kusursuzdu; cevabı figür veriyordu. Bunu yakalamak zor, çünkü soruyu okurken figüre "resim" gözüyle bakıyorsunuz. Pratik öneri: figürdeki bütün yazıları tek tek listeleyip her birine "bu etiket cevabı ima ediyor mu?" diye sorun.

Okuma yükü sessizce büyüyor. Kalite panomuzda "okuma yükü" ölçütü, değerlendirildiği ilk dört koşunun dördünde de zayıf çıktı. Bağlam zenginleştikçe şıklar da uzuyor ve toplam okuma iki katına çıkabiliyor. Kural olarak benimsediğimiz şey şu oldu: bağlam uzayabilir, şıklar kısa kalır.

Grafiğin ekseni ters olabilir. Yayımlanmış bir grafikte dikey eksen yukarıdan aşağıya 60-120-180 diye etiketlenmişti. Soru metninden, şık listesinden, hatta figürün yazılarından bunu anlamak mümkün değil — yalnız koordinatlara bakınca görülüyor. Grafikli soru yazıyorsanız eksen yönünü ayrıca kontrol edin.

Kısa kontrol listesi

Bir soruyu bitirdiğinizde sırayla şunlara bakın:

  1. Bağlamı silsem soru yine çözülüyor mu? Çözülüyorsa bağlam dekordur.
  2. Her yanlış şıkkın karşılık geldiği belirli bir öğrenci hatası var mı?
  3. Doğru şık, diğerlerinden uzun ya da daha özenli mi duruyor?
  4. "Hepsi", "Hiçbiri", "Yalnız I ve II" türü seçenek var mı?
  5. Şıklarda metinden aynen kopyalanmış cümle var mı?
  6. Görsel yeni veri sunuyor mu, yoksa metni mi resmediyor?
  7. Görselin herhangi bir etiketi cevabı ima ediyor mu?
  8. Bu maddenin hangi öğrenme çıktısını nasıl ölçtüğünü bir cümleyle yazabiliyor muyum?

Sıkça sorulan sorular

Bağlam temelli soru ile senaryolu soru aynı şey mi?

Değil. Senaryo bir anlatım biçimidir; bağlam temelli olmak ise çözümün o veriye bağımlı olmasıdır. Senaryolu ama bağlamı işlevsiz binlerce soru vardır — kılavuzun "dekor" uyarısı tam bunu hedefler.

Bağlam ne kadar uzun olmalı?

Kılavuz bir kelime sınırı vermiyor. Pratik ölçüt uzunluk değil gereklilik: bağlamdaki her cümlenin çözümde bir işi olmalı. İşi olmayan cümle, öğrencinin süresini ölçtüğünüz becerinin aleyhine harcar.

Her soru bağlam temelli olmak zorunda mı?

Kılavuz bağlam temelli çoktan seçmeli maddeleri düzenler. Bir sınavda bilgiyi doğrudan yoklayan maddeler de bulunabilir; mesele, ölçmek istediğiniz şeyin bağlam gerektirip gerektirmediğidir. Bir tanımı hatırlamayı ölçüyorsanız etrafına hikâye kurmanız o maddeyi iyileştirmez.

Bu kurallar yalnız merkezî sınavlar için mi?

Hayır. Bakanlık yazısı okul geneli yazılıları da kapsıyor. 11. sınıflar 2026-2027'de Maarif Modeli'ne geçti; bu öğrenciler ilk kez 2028'de YKS'ye girecek. Yani okul yazılılarını bu ölçütlere göre yazmak, aynı zamanda öğrenciyi gireceği sınavın soru tipine alıştırmak demek.

Öğrenme çıktısı ile süreç bileşeni ne demek?

Maarif Modeli programlarında öğrenme çıktısı, ünite ya da tema sonunda öğrencinin ulaşması hedeflenen, kavram-yöntem bilgisi ile beceriyi bir arada tanımlayan öğretimsel amaçtır. Süreç bileşeni ise bir becerinin edinim sürecindeki işlem adımlarıdır. Soru yazarken hedefi konu başlığı değil, bu ikisi belirler. Tanımların kaynağı: TYMM Modül 1 (PDF).

Yazar

Şükrü U.MaarifModel'i geliştiriyor. 2026 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli programlarına göre beş dersin ölçme altyapısını kurdu; MEB'in soru yazım kılavuzu ile Becerilerin Ölçülmesi raporunu kural kural ürün koduna uyguladı. Ayrıntılı bilgi

Diğer yazılar