MEB Becerilerin Ölçülmesi Raporu: 233 sayfanın öğretmen özeti
MEB'in Becerilerin Ölçülmesine İlişkin Araştırma Raporu, Maarif Modeli'nde sınav sorularının nasıl yazılacağını belirleyen iki temel belgeden biri. 233 sayfa, Nisan 2026 tarihli ve büyük bölümü öğretmenin gündelik işiyle doğrudan ilgili değil — ama 16-25. sayfalar arası, soru yazan herkesin okuması gereken yedi sayfalık bir madde yazım kılavuzu. Bu yazıda o bölümü ve raporun geri kalanından öğretmen için anlamlı çıkan bulguları sayfa numaralarıyla derledik.
Raporun tamamı: Becerilerin Ölçülmesine İlişkin Araştırma Raporu (PDF)
Rapor neye dayanıyor?
İki büyük saha çalışması var:
Pilot sınav. 24-28 Kasım 2025 ve 1-5 Aralık 2025 tarihlerinde, 12 ilde, 14.556 öğrenciyi kapsayan bir uygulama: 4.361 altıncı sınıf ve 10.195 onuncu sınıf öğrencisi, 86 okul. Oturumlar 40 dakika, her kitapçık yaklaşık 15 soru (s. 94-97).
ÖSYM çalıştayı. "MEB – ÖSYM İş Birliği ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ölçme Modelinin Belirlenmesi Çalıştayı", 3-5 Kasım 2025, Kızılcahamam. Coğrafya, tarih, fizik, matematik, biyoloji, edebiyat, kimya ve felsefe olmak üzere sekiz branş masası çalışmış (s. 86-87).
Bir de raporun az konuşulan ama en öğretici bölümü var: bilişsel görüşmeler. Öğrencilerle soru çözerken konuşulmuş ve ne düşündükleri kodlanmış. Aşağıdaki bulguların çoğu oradan geliyor.
Madde yazım ilkeleri: yedi sayfalık asıl bölüm
Raporun 2. Bölümü (s. 16-22) somut kuralların tamamını içeriyor. Öne çıkanlar:
Bağlamın işlevsel olması. Raporun bu konudaki cümlesi, soru elemenin tek satırlık ölçütü sayılabilir:
"Sorular ancak verilen bağlam kullanılarak cevaplanabilmelidir. Öğrencinin, bağlamı okumadan maddeyi cevaplayabilmesi, hazırlanan bağlamın bir işlevinin bulunmadığını ve maddenin amaca hizmet etmediğini gösterir." (s. 21)
Uç niteleyici yasağı. Bu kural, elle yazılan sorularda en sık ihlal edilenlerden:
"Çeldiricilerde 'her zaman', 'hiçbir zaman', 'kesinlikle', 'yalnızca', 'tümü', 'hiçbiri', 'asla', 'mutlaka' gibi uç niteleyicilerin kullanılması, test bilgisi olan öğrencilerin bu seçenekleri doğrudan elemesine yol açabilir. ... Bu durum, maddenin ölçmek istediği yapıyı değil test çözme becerisini ölçmesine neden olarak geçerliği düşürebilir." (s. 19)
Madde kökü için ayrı bir liste daha var: "daima, her zaman, asla, genellikle" gibi kelimelerden kaçınılmalı (s. 19).
Ölü çeldiricinin sayısal bedeli. Rapor, "bariz yanlış şık yazma" kuralını tahmine bırakmayıp hesabını veriyor:
"...beş seçenekli çoktan seçmeli bir maddede bir çeldiricinin tüm öğrenciler tarafından doğrudan elenmesi, ilgili maddede şans başarısını %20'den %25'e çıkarır." (s. 19)
Çeldiricinin nereden geleceği de yazılı: "maddeyle yoklanmak istenen özelliğe dair yaygın kavram yanılgılarını, sıkça yapılan hataları içermelidir" (s. 19).
Diğer somut kurallar:
| Kural | Sayfa |
|---|---|
| Sayısal seçenekler büyükten küçüğe ya da küçükten büyüğe sıralanmalı (çok kitapçıklı sınavlarda esneyebilir) | 19 |
| "Yalnız I", "I-II" tipi birleşik cevap seçeneklerinden kaçınılmalı | 19 |
| "Yukarıdakilerin hepsi/hiçbiri" tipi seçeneklerden kaçınılmalı (kontrol listesi ölçütü) | 24 |
| Zorunlu olmadıkça olumsuz ifade kullanılmamalı; kullanılırsa altı çizili veya kalın yazılmalı; olumsuz köklü maddeler arka arkaya gelmemeli | 17 |
| Madde, cevaba katkısı olmayan görsel, tablo veya ifade içermemeli | 17 |
Bölümün hemen ardındaki Tablo 1 (kontrol listesi, s. 24) ve Tablo 2 (soru yazım formu, s. 25) doğrudan zümrede kullanılabilecek, çoğaltılabilir iki araç.
Öğrenciler soruları nasıl çözüyor? Bilişsel görüşme bulguları
Bu bölüm rapordaki en şaşırtıcı kısım, çünkü öğrencinin kafasının içini gösteriyor.
Bağlam gerçekten çalışıyor. Kimyada en yüksek kod, %13,7 ile "Bağlama Bağımlılık" olmuş — yani öğrenci soruyu ancak metni kullanarak çözebilmiş. Rapor bunu "soruların öğrencileri ezbere değil, verilen veriyi işlemeye yönelttiğinin bir göstergesi" diye yorumluyor (s. 168). Tarih ve edebiyatta da benzer kodlar en üstte.
Asıl engel çoğu zaman konu değil, anlaşılırlık. Lise matematiğinde öğrencilerin %30,5'i "soruların anlaşılırlık durumu" üzerine konuşmuş. Raporun yorumu net: bağlam temelli maddelerde "metin ve soru kökü netliğinin en az matematiksel işlemler kadar önemli" olduğu görülüyor (s. 60). Ortaokul matematiğinde en baskın tema %42,9 ile "soruyu anlama ve yorumlama zorlukları".
Öğrenciler doğruyu bulmuyor, yanlışı eliyor. Ortaokul Türkçesinde "eleme yöntemiyle cevaba ulaşma" %25,0, "cevaptan emin olamama" %18,8 (s. 68). Edebiyatta da tereddüt ve eleme kodları en üstlerde. Bu, çeldirici kalitesinin neden bu kadar önemsendiğini açıklıyor: öğrenci zaten eleyerek ilerliyor, çeldiriciler zayıfsa madde ölçmüyor.
Uzun seçenek kafa karıştırıyor. Rapor, öğrencilerin iki seçenek arasında kaldığını ve "uzun seçeneklerin okuma yükü nedeniyle kafa karışıklığı yarattığını" kaydediyor (s. 35).
Süreç bileşenleri sıralı işlemiyor. Beklenenin aksine: "becerilerin süreç bileşenleri arasında katı bir hiyerarşik yapı olmadığını göstermiştir. ... öğrencilerin becerileri doğrusal bir sırayla değil, bütüncül ve döngüsel bir süreçte kullandıklarına işaret etmektedir" (s. 168). Süreç bileşeni kavramını ayrı bir yazıda ele aldık: Süreç bileşeni nedir?
Okuma yükü: raporun bir numaralı şikâyeti
Bir bulgu raporda üç ayrı yerde tekrarlanıyor:
"İncelenen sorulardaki en belirgin ve ortak zorluk, metin ve görsellerin yoğunluğunun okuma yükünü artırmasıdır." (s. 87)
Önerisi de somut:
"Okuma yükünü azaltmak için bağlamlar daha kısa, öz ve işlevsel hâle getirilmelidir. Görseller dekoratif amaçlı değil, sadece çözüme hizmet edecek şekilde kurgulanmalıdır." (s. 169)
Bunun pratik karşılığı şudur: bağlam temelli soru yazmak "daha uzun soru yazmak" demek değildir. Bağlam çözüme hizmet ettiği ölçüde vardır; etmediği her cümle öğrencinin süresini, ölçmek istediğiniz becerinin aleyhine harcar.
ÖSYM çalıştayından çıkan asıl sorun: kapsam geçerliği
Çalıştayın en dikkat çekici bulgusu soru yazımıyla değil, sınav mimarisiyle ilgili. Bağlam temelli sorular uzun olduğu için bir sınava daha az soru sığıyor; ama öğretim programındaki öğrenme çıktısı sayısı azalmıyor.
"Mevcut YKS'deki ders başına düşen soru sayısının azlığı (örn. coğrafya dersinden 5 soru), bağlam temelli soruların doğası gereği kapsam geçerliğini sağlamada ciddi bir risk oluşturmaktadır." (s. 88)
Fizik masası bunu sayıyla koymuş: 9-12. sınıflarda toplam 106 öğrenme çıktısı var (s. 88). Coğrafya masası 36 bütünleşik beceriye dikkat çekmiş. Çalıştayda ayrıca TYT Türkçe sorularının beceri odaklı yapıya kısmen uyduğu, buna karşılık AYT'nin bilgi odaklı yapısının yeni örneklerle tam uyuşmadığı tespit edilmiş (s. 88). Hedef yıl olarak 2028 YKS için ayrı bir çalışma planı kurulmuş (s. 90).
Aynı sorun okul yazılılarında da var: 40 dakikalık bir sınava kaç bağlam temelli soru sığar ve o sorular üniteyi kapsar mı? Rapor bu soruyu okul düzeyinde cevaplamıyor, ama sorunun kendisini görünür kılıyor.
Nereden okumaya başlamalı?
233 sayfanın tamamını okumak gerekmiyor. Bölüm haritası şöyle:
| Bölüm | Sayfa | Öğretmen için değeri |
|---|---|---|
| 1. Giriş ve Kuramsal Çerçeve | 12-15 | Düşük |
| 2. Madde Yazım İlkeleri | 16-22 | En yüksek — somut kuralların tamamı |
| Kontrol listesi + soru yazım formu | 24-25 | Zümrede doğrudan kullanılabilir |
| 3. Soru Yazımı Süreci | 23-26 | Orta |
| 4. Bilişsel Görüşme | 27-83 | Yüksek — öğrenci davranışı |
| 5. ÖSYM İş Birliği | 84-90 | Orta-yüksek |
| 6. Pilot Sınav | 91-99 | Düşük (yöntem) |
| 7. Analiz ve Örnek Sorular | 100-166 | Branş örnekleri arayana |
| 8. Sonuç ve Öneriler | 167-170 | Yüksek — her şeyin özeti |
| EK-1: YKS/LGS/PISA analizleri | 171-226 | Yüksek — gerçek sorular gerekçeli değerlendirilmiş |
Zamanınız yarım saatse: s. 16-25 ve s. 167-170. Bir saatiniz varsa EK-1'e de bakın; orada gerçek YKS ve LGS soruları tek tek "bağlam temelli mi, değil mi" diye gerekçelendirilmiş. Bir örnek:
"Soru, metinden bağımsız olarak doğrudan verilen fonksiyonla çözülebildiği için hikâyeleştirme işlevsiz kalmaktadır. Bu durum, soruya derinlik katmak yerine öğrenci üzerinde gereksiz bir bilişsel yük ve okuma maliyeti oluşturmuştur." (s. 183)
Bu rapor ile soru yazım kılavuzu aynı şey mi?
Değil, ikisi ayrı yayın ve sık karıştırılıyor:
- Becerilerin Ölçülmesine İlişkin Araştırma Raporu (233 s., Nisan 2026): araştırma, bulgular ve ilkeler. Kendini "sadece teknik bir soru yazım rehberi olmanın ötesinde" diye tanımlıyor (s. 167).
- Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu (123 s., Nisan 2026'da duyuruldu): doğrudan soru yazım kılavuzu, kurumlarda temel başvuru kaynağı olarak esas alınması zorunlu. Onu ayrı bir yazıda derledik.
Bir kural ararken hangisinde olduğuna dikkat edin: örneğin uç niteleyici yasağı ve sayısal seçenek sıralaması raporun 19. sayfasındadır, kılavuzda geçmez.
Sıkça sorulan sorular
Raporda pilotun başarı oranları var mı?
Genel başarı yüzdesi, ders bazlı ortalama netler ya da "öğrencilerin %X'i şu soruyu doğru yaptı" tipi bir tablo yayımlanmamış. Yalnız seçilmiş örnek maddelerin güçlük ve ayırt edicilik değerleri var (s. 108-166).
Açık uçlu sorularla çoktan seçmeliler karşılaştırılmış mı?
Hayır. Pilotun tamamı çoktan seçmelidir. Rapor açık uçlu formatı kuramsal olarak tartışıyor ama iki formatı karşılaştıran ampirik bir bulgu içermiyor.
Örnek soruların güçlük değerleri ne durumda?
Raporun kendi özeti, güçlük indekslerinin çoğunlukla 0,15-0,85 bandında, ayırt edicilik katsayılarının 0,40'ın üzerinde olduğunu söylüyor (s. 168). Yayımlanan örnek tablolarda bu değerlerin bir bölümü bandın dışında kalıyor; bu yüzden "tüm maddeler şu bantta" demek doğru olmaz, "çoğunlukla" nitelemesi korunmalı.
Kaç ilde uygulandı?
Doğru sayı 12. Raporun 95. sayfasında "13 ilimizde" ifadesi geçiyor ancak bu, 9. ve 96. sayfalardaki 12 rakamıyla çelişiyor; iki kademenin yedişer illik listeleri Gaziantep ve Samsun'da örtüştüğü için benzersiz il sayısı 12'dir.
Yazar
Şükrü U. — MaarifModel'i geliştiriyor. 2026 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli programlarına göre beş dersin ölçme altyapısını kurdu; MEB'in soru yazım kılavuzu ile Becerilerin Ölçülmesi raporunu kural kural ürün koduna uyguladı. Ayrıntılı bilgi